23 Ağustos 2023 Çarşamba
Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonlarını önlemenin 10 yolu
Gebelik sürecinde meydana gelebilen en büyük komplikasyonların başında düşük gelir. Tıbbi olarak spontan abortus şeklinde tanımlanır. Gebeliğin 20. haftasından önce fetüsün rahim dışında yaşayamayacak şekilde kaybedilmesi anlamına gelir. Genellikle ilk trimester içinde meydana gelir. Farklı nedenlere bağlı olarak gelişebilir. Kadınların önemli bir kısmı hayatlarının bir döneminde düşük riskiyle karşılaşabilir. Bazı vakalar tekrarlayan düşüklere dönüşebilir.
Gebeliğin 20. haftasından önce embriyo veya fetüsün anne rahminden atılması durumudur. Çoğu zaman embriyonun genetik yapısındaki anormallikler nedeniyle vücut tarafından doğal bir süreç olarak gerçekleşir. Düşük vakalarının büyük bir bölümü ilk 12 hafta içinde meydana gelir. Çoğu zaman önlenemeyen bir durumdur. Biyolojik olarak düşük, gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam edememesi sonucu oluşan bir kayıp olarak değerlendirilir. Farklı nedenlere bağlı olarak gerçekleşebilir. Bazen kadın farkına bile varmadan tamamlanabilir. Düşükler, tıbbi literatürde çeşitli kategorilere ayrılarak sınıflandırılır.
Her düşük türü farklı belirtiler gösterebilir. Belirtilerine göre tedavi yöntemleri de değişebilir. Bazı düşüklere müdahale gerekmezken bazıları tıbbi ya da cerrahi yöntemlerle tedavi edilmelidir. Düşük vakalarının büyük bir kısmı gebeliğin ilk üç ayında görülür. İlerleyen haftalarda da düşük yaşanabilir. Düşük türleri şu şekilde sıralanabilir:
Genellikle vajinal kanama, kasık ağrısı ve gebelik belirtilerinde ani azalma en yaygın belirtiler arasındadır. Özellikle gebeliğin ilk haftalarında ortaya çıkan hafif lekelenmeler her zaman düşüğe işaret etmeyebilir. Ancak şiddetli kanama ve ağrı durumunda düşük ihtimali göz önünde bulundurulur. Düşük belirtileri şu şekildedir:
Genetik anormallikler, hormonal dengesizlikler, rahim anomalileri, enfeksiyonlar ve yaşam tarzı gibi birçok etken düşüğe yol açabilir. Ancak bazı durumlarda düşüğün kesin nedeni belirlenemeyebilir. Düşük riskini en aza indirmek için bu faktörlerin bilinmesi ve gerekli önlemlerin alınması önemlidir. Düşük riskini artıran faktörler şöyledir:
Hem klinik belirtilere hem de tıbbi testlere dayanarak düşük teşhisi yapılabilir. Anne adayının yaşadığı belirtiler, fiziksel muayene ve ultrason görüntülemesi ile birlikte değerlendirilerek düşük olup olmadığı belirlenir. Özellikle vajinal kanama, kasık ağrısı ve gebelik belirtilerinde ani azalma gibi şikayetler yaşayan kadınlar hızlıca doktora başvurmalıdır.
Tekrarlayan düşükler, üç veya daha fazla ardışık gebelik kaybı olarak tanımlanır. Kadınların yaklaşık %1’ini etkileyen ciddi bir üreme sağlığı sorunudur. Tekrarlayan düşüklerin altında yatan nedenler oldukça çeşitlidir. Genetik faktörlerden bağışıklık sistemi bozukluklarına kadar birçok farklı etken bu duruma yol açabilir. Her ne kadar düşüklerin çoğu genetik hatalardan kaynaklansa da ardışık olarak yaşanan düşükler daha detaylı bir inceleme gerektirir. Bu tür durumlarda çiftlerin kapsamlı bir tıbbi değerlendirmeden geçmesi ve nedenin doğru bir şekilde belirlenmesi büyük önem taşır.
Genetik faktörler, tekrarlayan düşüklerin en yaygın nedenlerinden biridir. Ebeveynlerden birinde bulunan translokasyon gibi kromozomal anormallikler, embriyonun sağlıklı gelişmesini engelleyerek düşükle sonuçlanabilir. Bu tür genetik geçişler embriyo oluşturulurken rastgele mutasyonlardan farklıdır ve tekrarlayan düşük vakalarında özellikle değerlendirilmelidir. Bağışıklık sistemi bozuklukları da düşüğe neden olan önemli etkenlerden biridir. Antifosfolipid sendromu (APS) gibi otoimmün hastalıklarda, vücut fetüsü yabancı bir yapı olarak algılayarak ona saldırabilir ve kan pıhtılaşmasına yol açarak plasentanın beslenmesini engelleyebilir. Bu durum, gebeliğin ilerlemesini durdurarak düşüğe neden olur. Kan pıhtılaşma bozuklukları da benzer bir şekilde plasentaya giden kan akışını keserek fetüsün gelişimini sekteye uğratabilir.
Rahimde bulunan yapısal anormallikler, embriyonun sağlıklı bir şekilde tutunmasını ve gelişmesini engelleyebilir. Septum (rahim içi bölme), miyomlar veya yapışıklıklar gibi rahim anormallikleri, embriyo için uygun bir ortam sağlamadığı için düşük riski oluşturabilir. Ayrıca, rahim ağzının gebeliği taşıyacak kadar güçlü olmaması (servikal yetmezlik), ilerleyen haftalarda düşük yaşanmasına neden olabilir.
Düşüğün tedavisi, düşük türüne ve annenin sağlık durumuna göre değişiklik gösterir. Düşüğün tamamlanma durumu rahim içinde kalan doku olup olmadığı ve annenin sağlık durumu tedavi yöntemlerini belirleyen en önemli faktörlerdir. Bazı düşükler tıbbi müdahaleye gerek kalmadan kendiliğinden tamamlanabilir. Bazıları için ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale gerekebilir. Ayrıca, tekrarlayan düşükleri önlemek için önleyici tedbirler de uygulanabilir. Eğer düşük tamamlanmamışsa rahim içinde gebeliğe ait dokular kalmış olabilir. Bu tür durumlarda rahim içinin tamamen temizlenmesi gerekir. Medikal ve cerrahi yöntemler, rahmin temizlenmesine yardımcı olabilir. Cerrahi müdahale gerektiren durumlarda dilatasyon ve küretaj (D&C) yöntemi uygulanabilir.
Düşük sonrası enfeksiyon riski varsa veya düşüğün septik olduğu belirlenirse ilaç tedavisi uygulanmalıdır. Yüksek ateş, kötü kokulu vajinal akıntı ve şiddetli karın ağrısı gibi belirtiler, enfeksiyon kaynaklı düşüklerin işareti olabilir. Bu tür durumlarda rahmin temizlenmesi ve ilaç tedavisinin uygulanması hayati önem taşır. Tekrarlayan düşükler yaşayan kadınlar için tedavi süreci daha kapsamlı olabilir. Eğer düşüklerin nedeni genetik faktörler ise çiftlere genetik danışmanlık verilir ve Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) gibi yöntemlerle sağlıklı embriyolar seçilerek tüp bebek tedavisi uygulanabilir.
Son güncellenme tarihi: 27 Şubat 2025
Yayınlanma tarihi: 27 Şubat 2025
0 dk
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Bölüm Doktorları
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Önerilen Sağlık Yazıları
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonlarını önlemenin 10 yolu
500 kez okundu
20 Eylül 2023 Çarşamba
10 soruda Menopoz ve Menopoz Tedavisi
3 Kasım 2023 Cuma
Adeti Ertelemek Ne Kadar Doğru?
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Adet Düzensizliği Neden Olur? Adet Düzensizliği Nasıl Geçer?
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Adet Gecikmesi: Nedir, Belirtileri Nedir, Neden Olur?
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Adet Öncesi Sendrom (PMS) ve Tedavisi
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Adet Söktürücü Nedir? Adet Söktürücü Bitkiler ve Çaylar
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Akıntı Nedir? Neden Olur?
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Beta HCG: Nedir, Değeri Kaç Olmalıdır?
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar: Nedir, Türleri, Belirtileri, Tedavisi ve Önleme Yolları
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Doğum Kontrol Hapı: Nedir, Avantajları ve Dezavantajları, Kullanım Şekli, Yan Etkileri
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Ertesi Gün Hapı Nedir? Nasıl Kullanılır, Yan Etkileri Nelerdir?
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Genital Siğil ve Tedavisi
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
HPV Aşısı: Nedir, Kimlere, Ne Zaman Yapılabilir?
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Spiral Nedir? Spiral Ne Zaman ve Nasıl Takılır?
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Vajinal Mantar: Nedir, Belirtileri Nelerdir, Neden Olur ve Nasıl Geçer?
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Vajinismus Nedir? Vajinismus Tedavisi Nasıl Olur?
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Yerleşme Kanaması: Nedir, Nasıl, Ne Zaman Olur?
500 kez okundu
23 Ağustos 2023 Çarşamba
Yumurtalık Kisti Nedir?
500 kez okundu
20 Eylül 2023 Çarşamba
Regl Ağrısı Nasıl Geçer? Neden Olur?
21 Eylül 2023 Perşembe
Yumurtlama Dönemi: Nedir, Belirtileri, Hesaplama Yöntemi
11 Ekim 2023 Çarşamba
Boş Gebelik Nedir, Belirtileri ve Tedavisi
11 Ekim 2023 Çarşamba
Genital Bölge Temizliği
11 Ekim 2023 Çarşamba
Hamilelikte (Gebelikte) Cinsellik Nasıl Olmalıdır?
11 Ekim 2023 Çarşamba
Herpes Virüsü Nedir, Belirtileri, Bulaşıcılığı ve Tedavisi
9 Kasım 2023 Perşembe
Çikolata kisti neden olur? Belirtileri nelerdir?
9 Kasım 2023 Perşembe
Doğumsal Anomaliler
12 Aralık 2023 Salı
Prenses Doğum (Epidural Normal Doğum) Nedir?
12 Aralık 2023 Salı
Servikal Serklaj Nedir?
9 Şubat 2024 Cuma
Vajina Kaşıntısına Ne İyi Gelir? Vajina Kaşıntısı Neden Olur?
3 Nisan 2024 Çarşamba
Menopoz Nedir? Menopoz Belirtileri Nelerdir?
17 Nisan 2024 Çarşamba
Hamilelikte Mide Yanması Neden Olur? Nasıl Geçer?
17 Nisan 2024 Çarşamba
Östrojen Nedir? Östrojen Hormonu Nasıl Arttırılır?
7 Haziran 2024 Cuma
Rahim Kanseri Nedir? Rahim Kanseri Belirtileri Nelerdir?
5 Eylül 2024 Perşembe
Prolaktin Nedir? Prolaktin Yüksekliği Nedenleri Nelerdir?
10 Eylül 2024 Salı
Robotik Miyom Ameliyatı Nedir? Nasıl Uygulanır?
12 Kasım 2024 Salı
Hamilelik Testi (Gebelik Testi) Nasıl ve Ne Zaman Yapılır?
28 Ocak 2025 Salı
Normal Doğum (Vajinal Doğum) Nedir? Normal Doğum Nasıl Yapılır?
6 Mart 2025 Perşembe
Sağlıklı Gebeler Mutlu Bebekler
7 Mart 2025 Cuma
Bartholin Kisti Nedir? Belirtileri ve Tedavisi
Öne Çıkan Kanser Yazıları